Yönetmen : Nuri Bilge Ceylan
Senaryo : Nuri Bilge Ceylan , Ebru Ceylan
Yapim : 2008, Türkiye
Görüntü Yönetmeni : Gökhan Tiryaki
Oyuncular : Hatice Aslan (Hacer) , Yavuz Bingöl (Eyüp) , Ercan Kesal (Servet) , Rıfat Sungar (İsmail)
Yalan, Zina ve Cinayet. Film bu üç büyük günahın nasılda bir aileyi paramparça yıkabileceğini anlatıyor. Filmin ismi 3 maymunla ben bu üç büyük günahı özdeşleştirdim. Film zaten hikayeyi bir yere kadar anlatıp sonra “benden bukadar gerisini siz tamamlayın” der gibi bitiyor. Fakat bittiği yer gayet uygun; yani hic de havada kalan, “keşke burda bitmeseydi” dedirtecek bir yer değil.
Farklı farklı izleyiciden farklı sonuçlarda çıkabilir ama bunu Yalan, zina ve cinayet ekseninde izlediğinizde filmde olup bitenler zihninizde daha oturacak ve daha etkileneceksiniz. Bir yalanla zina, bir zina ile cinayet peşi sıra gelerek bu aileyi yıkıma götürüyor. Yani insan bir kötülüğe bulaştığında ardından başka bir kötülük daha da kolaylaşıyor. Bu insanın fıtratında böyledir. Bir kötülük işlenmesi ve tevbe de edilmemesi durumunda onun için artık o kötü şey ona olağan ve süslü gösterilir. Sonraki kötü eylemlere bulaşmasıda kolaylaştırılır.
61. cannes film festivalinde en iyi yönetmen ödülünü alan nuri bilge ceylan bu hikayeyi okadar güzel anlatmış ki gerçekten ödülün hakkını vermiş. Filmde kameranın durduğu yerler okadar güzel ki baştan sona sanki fotoğraf albümü izliyor gibisiniz. Filmde kullanılan kendine has renkler, karakterler ve olayların kasvetiyle çok uyumlu. Sanki ailenin yaşadığı o kasveti sizde onlarla beraber yaşıyor gibisiniz. Tabiki sadece kameranın durduğu yer ve filmde kullanılan farklı ışık ve renk teknikleri değil baştan sona yönetmen hünerleriyle size hikayenin kasvetini hissettiriyor.
Filmin Açılışı arabanın içinde karanlıkta uzun ve ince bir yolda giden uykulu sürücü, birine çarparak ölümüne neden olmasıyla başlıyor. Bu kişi siyasetçi olunca işlediği kaza kendi aleyhine dönüşecek büyük bir sıkıntı olacaktır. Çünkü seçim zamanıdır ve bu başına büyük bir bela olup oyları toplamasına engel olacaktır. Bunu arkadaşına para karşılığında üslenip bu yalan saklamasını kendine has mazeretleriyle teklif edip ikna eder. İşte bir yalanla başlayan ailenin yıkım sürece ardından bir zina ve cinayetle devam eder. İşte üç maymun bu yıkımın kasvetli bir hikayesi.
Bir yalan kendi başına nekadarda masum… Birde bu yalanın karşılığında para gibi menfaat de varsa masum bile değil artık “mecburi” bile olabiliyor. Fakat bu yalan bir zina ve sonra cinayete dönüştüğünde o zaman ancak fark ediyoruz; Büyük günahların ne demek olduğunu, neden bunlardan sakındırıldığımızı.